1. herkesin derdi aynı. hem burada olmak istiyorlar hem de çok uzakta!
    – “Gölgesizler” adlı filmden.

    4 months ago  /  Notes

  2. “Sis tüm çirkinliklerini ve ahlaksızlıklarını örtüyordu kentin,oysa ben, kendinden aciz bir sokak lambasının altında aydınlıkları arıyordum kendi gölgeme dalmışken…”“Sis ve Gece” adlı romandan…

    “Sis tüm çirkinliklerini ve ahlaksızlıklarını örtüyordu kentin,
    oysa ben, kendinden aciz bir sokak lambasının altında 
    aydınlıkları arıyordum kendi gölgeme dalmışken…”

    “Sis ve Gece” adlı romandan…

    4 months ago  /  Notes

  3. Saksı

    Saksı bu ya. Çok dikkat etmeyiz. Saksı işte. Bir avuç toprak, genelde biçimsiz ve çiceksiz bir bitki. Halini, hatrını soran da yok. Eh arada hatırlanır su verilirse ne ala. Bazılarının arkadaşı, sırdaşı. 

    Mevzu bu da değil ya. Mevzu bizim o bitkilerden çok farklı olmamamız. Bir avuç toprağa saplanmış, bir yudum suya hasret, aynı sabah ve gece arasında dolanıp duruyoruz. Ne zaman çicek açağız ne zaman kuruyup solacağız bilmiyoruz. 

    Olurda suyumuz tam, keyfimiz pek olur o gün güneş açmaz. Güneş açar perde açılmaz. Perde açılır aksine akşamdır vakit. Biz güneşi göremeyiz güneş de bizi. Hoş güneşin umrumda da değiliz ya. 149 milyon kilometre öteden ışıldıyor ya o. Sanki hep bize yanıyor gibi. Güneşin öte tarafında ne var biz bilmiyoruz. Güneş işte.

    Hani kendimizi çok akıllı, hayatın nemini almış sanarız ya. Dibimizi görene kadardır o. Saksı ne kadar derin, biz ne kadar hırçın ya da ne kadar kırılgan bunlar belirler işte. Oldu ki saksıyı kırdın, ne olur?

    Saksı bu ya. Zamanın durduğuna şahit, arkanı döndüğünde komiklik yapacak gibi. Hele bir ay geçsin. Bükülsün beli ya da boy atsın. Anca farkeder insan, zamanın en büyük gizeminin onun farkettirmeden işini görmesinde olduğunu.

    Saksı bu ya. Ömür diyoruz biz ona. Kimimiz bol sudan çürüyeceğiz, kimimiz güneşe hasret.

    Yaprağımızı döküp, sonsuz topraklara ulaşma hayaliyle. Saksıdaki çiceksiz bitkiyiz biz. Ömrümüz saksının çapı ile yüksekliğinin çarpımından ibaret. 

    4 months ago  /  Notes

  4. ben birşeyler yapıyorum.

    bak sayın okuyucu. tamam baktığına göre okumaya devam et şimdi. ha öyle. elini mousedan usulca çek. emniyet.gov.tr’den de uzak dur. artık benimsin.

    dahi anlamındaki de niye ayrı yazılır biliyor musun? çünkü toplum kendinden farklı olanı kendine dahil etmez. onu uzaklaştırır. çünkü insanlar kendilerinden ayrı olanı sevmez. bu onların hayatlarının zavallılığını ve tekdüzeliğini yüzlerine vuran apaçık bir kanıtken buna kayıtsız kalamazlar ve “abi bu ayrı yazılmalı” derler. hangi de’ler ayrılmaz biliyor musun? ayrıldığında anlam bozukluğuna yol açan de’ler ayrılmaz. bu yine aynı insanın kendini vazgeçilmez ve birtanecik sandığının en büyük yanılgısıdır. 

    babalar ve anneler neden çocuklarını çok severler biliyor musun? çünkü ölümsüz olmak ister insan. kendinisinin, en azından kendinden bir parçanın hayata devam edeceğini bilirler. onlar için evlatları bir proje, adlarını yaşatacak bir anıt, mehmet oğlu adem sanırlar. 

    insanlar neden kaybetmekten korkarlar biliyor musun? 2 yaşındaki velet tuvalette bokundan bile ayrılmayı kendine yediremezken. koskocaman adam ayrıldığı sevgilisinin ardından elbet zırıl zırıl ağlar. mevzu ayrılmak değil. mevzu bırakılan olmaktır. vazgeçilen olmaktır. hiçkimse vazgeçilen olmak istemez.

    insanlar neden normal olmak ister biliyor musun? çünkü günahına ortak ister insan. yediği naneyi tek başına yemediğini bilmek ister. bir masuma taş atarken tek taş atanın kendisi olmadığı bilmek ister. benim taşım kaş yarar ama öldürmez der. taşlar birleşince baş yarar. bunu görmek istemez.

    insan neden bir dağın karşısına geçip bağırır? aksini duymak ister çünkü. bu hayatta bir amacının olduğunu varsayar. dünyanın evrenin merkezi zanneder. kendisini dünyanın merkezi. dağ orada onun bağırmasıyla varlığını bilir, kendine kanıtlıyor zanneder. bağırsan da bağırmasan da dağ oradadır. bilmek istemez.

    insan en büyük zalimliği kendisine yapıyor. nedenini bilmek istemezsin sayın okuyucu. 

    bu yazı yazılırken şu çalıyordu: http://soundcloud.com/pretioza/kedimi-caldilar

    6 months ago  /  Notes

  5. Acı çekene saygı*

    tanrı’ yla aynı fikirde değilim

    intihar edenlerin

    cehenneme gideceği konusunda.

    kainatın yaratılışına

    katılmaktan bıktığımda ruhum,

    intihar edeceğim ben de

    denenmemiş bir yolla.

    nerdeyse bütün akıllı kalpler

    intihar edip siktir çekmiş yeryüzüne.

    ben ateist değilim, babasıymış gibi

    tanrı’ ya küsen bir çocuğum.

    eğer tanrı intihar edenleri ve nietzsche’ yi

    cehenneme gönderirse

    cehennemde yanmayı tercih ederim ben de,

    tanrı dürüstlüğü sever.

    tanrı’nın hayal gücünü beğenmiyorum.

    ben tanrı olsam

    peygamberler göndermez

    direkt konuşurdum insanlarla.

    ben tanrı olsam

    hitler’ i iyi kalpli bir yahudi olmakla cezalandırırdım,

    yahut yetenekli bir yazar yapardım onu.

    içindeki kötülüğü insanlara değil

    tuvallere boşaltırdı

    ben tanrı olsam

    devletler yok olur

    gül kokulu bireyler var olurdu sadece,

    atlar çılgın zamanlar koşardı.

    ben tanrı olsam

    düşünce gücüyle herkesin

    istediği karakter olmasını sağlardım,

    dünya bir şiirin

    yaratılım sürecine dönüşürdü böylece.

    ben tanrı olsam intihar ederdim

    insanlarla birlikte

    acı çekmeyi öğrenemediğim için.

    *kanatılmış sözcükleri kitabı adlı metinden 

    1 year ago  /  0 notes